“Hayvanlar olmadan insanlar nedir ki? Eğer bütün hayvanlar kaybolup giderse insanoğlu büyük bir ruh yalnızlığı içinde ölecektir. Hayvanlara ne olduysa insanlara da aynısı olur. Her şey birbirine bağlıdır. Yerkürenin başına gelen, yerkürenin çocuklarının da başına gelecektir…”

Mohawk Kabilesi

Vaşak (Lynx)

Vaşak (Lynx)


Vaşak, kedigiller (Felidae) familyasından Lynx cinsini oluşturan orta büyüklükte etçil omurgalı ve yabanıl hayvan türlerinin ortak adı. Kediye benzemekle birlikte normal kedi ağırlığından 5 kat daha ağırdırlar. Kulakları da normal kediye kıyasla daha uzun ve uçları tüylüdür. Kış bastırdığında ise sadece kulaklarının üzerindeki tüyler değil tüm vücudu kalın bir tüy tabakası ile kaplanır. Adeta kışın gelmesi ile mantolarını giyerler. Patilerinin genişliği karda yürümelerini kolaylaştırır. Gövdelerine göre küçük kalan başları ve kısa kuyrukları ile ilk bakışta ürkütücü gözükseler de görünüşleri kesinlikle etkileyicidir. Renkleri kum renginden koyu kahveye kadar değişir.

Vaşak türleri arasında görünüş farklılıkları mevcuttur. En bilinen vaşak türleri : Amerikan Vaşağı, Keşmir Vaşağı, Tibet Vaşağı, İspanyol Vaşağı, Avrasya Vaşağı’dır. Engebeli arazilerde ve genellikle Çam ormanlarında yaşarlar ama açık ormanlık araziler ya da diğer coğrafi mekanlarda da rahatlıkla yaşamlarını sürdürebilirler. Hatta denizden 3000 metre yükseklikte yaşayan vaşaklar bulunmaktadır. Sadece iyi bir dağcı değil aynı zamanda iyi birer yüzücüdürler. Bu sebeple kar tavşanı, kemirgen, ördek, yer kuşları, balık gibi geniş bir av yelpazesi vardır. Her vahşi kedide olduğu gibi avını mükemmelen gözler ve yaklaştığını hissettirmez. Vaşaklar ara sıra avlanırken birlikte hareket ederler. Özellikle tavşan gruplarını avlarken birlikte hareket ettikleri görülür. Avlanma zamanı olarak geceden ziyade gündüzü tercih ederler. Çiftleşme döneminde egemenlik alanının dışına çıkarlar. Genellikle de Ocak sonu ya da Mart başı arasında çiftleşirler. Dişi vaşakların hamileliği 69 ila 72 gün arasında sürer ve 2 ila 3 yavru doğurur. Yavrular annelerinin bir dahaki çiftleşme dönemine kadar ayrılmazlar. Dişi vaşaklar 21 aylıkken erkek vaşaklar ise 33 aylıkken erginleşirler. Ne yazık ki doğal hayatın bir parçası olan vaşaklar insanoğlunun tehdidi altındadır. 600 kadar vaşağın yaşadığı Norveç’te sadece 2 ay içinde 117 vaşak avcılar tarafından öldürülmüştür. World Conservation Union (~Dünya Koruma Birliği) açıkladığı nesli tehlike altındaki 120 memeli türü arasında vaşaklara da yer verilmiştir. Vaşakların avlanması hala yaşadıkları ülkede yasaklanamamıştır.



Vaşak türleri

* Bayağı vaşak (Lynx lynx)
* Kanada vaşağı (Lynx canadensis)
* İber vaşağı (Lynx pardinus)
* Doru vaşak (Lynx rufus)

Bayağı vaşak (Lynx lynx)

Bayağı vaşak (Lynx lynx)

Bayağı vaşak (Lynx lynx), Avrasya vaşağı olarak da bilinir, kedigiller (Felidae) familyasından Avrasya'da yaygın olan bir vaşak türü. Türkçede "vaşak" denildiği zaman neredeyse hep bu tür kast edilir.

avrasya vaşağının yaşadığı coğrafya itibariyle vücut özellikleride farklılık gösterebilir.avrasya vaşakları arasında türkiye ve kaflas dağlarında yaşayan alt türler ve sibiryada yaşayan alt türler diğer avrsaya vaşaklarına göre daha büyüktürler.bu vaşakların dişileri 24 kg ila 36 kg arasında erkekleride 32 kg ila 45 kg arasındadır. vücut uzunlukları ise kuyrukları hariç 140 cm. kadardır. buna 25 cm. ila 35 cm. arasında kuyrukta eklenince ortalama 170 cm. kadar olmaktadır.

Vaşağın yaşadığı coğrafya

Vaşak yaklaşık 200 yıl öncesine kadar batıdan doğuya İspanya'dan Pasifik Okyanusu'na ve kuzeyden güneye Sibirya'dan kuzey İran'a ve Filistin'e kadar uzanan büyük bir bölgede yaşamaktaydı. 19. asır da Avrupa'nın vaşakları yok olmaya başlamışlardır. Mesela Almanya'da en son vaşak 1846'da vurulmuştur. 1960 yılına kadar Batı Avrupa'da vaşak tamamen yok edilmiştir. Kuzey ve Doğu Avrupa'da, ve Asya'da saylarını muhafaza edebilmiştir.

Günümüzde Batı Avrupa'da birçok "doğal ortamına gönderme projeleri" uygulanmakta dolayısıyla vaşak nüfusu Batı Avrupa'da bazı ufak bölgelerde artmaya başlamıştır.

Vaşak bir orman hayvanıdır, ağaçsız açık alanlardan ve yerleşim yerlerinden mümkün oldukça uzak durur, kayalık ve dağlık bölgeleri tercih eder.

Avrasya vaşakları Türkiye'de Bolu, Kars, Erzurum, Artvin ve Rize'de bulunur.

Vaşak'ın yaşama şekli

Vaşak münferit yaşar ve noktürnaldir. Av hayvanı olarak küçük ve orta boylu toynaklıları tercih ederler, bunların dışında yaşam çevrelerinde buldukları tüm küçük memelileri ve kuşları da avlarlar. Pusu kurarak avlanır, avını sessizce takip ederek sürpriz faktörüne dayanır. Avını afiksiyon metoduyla öldürür. Vaşaklar avların leşlerini yaprakların ve dalların altına saklarlar, ve yaklaşık 5 gün boyunca sakladıkları yere dönüp onun etinden beslenirler (insanlara saldırdıkları görülmemiştir).

Çiftleşme zamanları Şubat ile Nisan ayları arasındadır. On hafta süren bir gebelikten sonra 2-3 yavru doğurur ve bunları bir mağaranın içinde beslerler. Yavrular bir dahaki ilkbaharda annelerinden ayrılırlar. Vaşak yavrularında ölüm oranı gayet yüksektir. Yavruların %50' ye yakını 1 yaşına gelmeden ölürler.

Vaşağın ömrü yabani ortamda ortalama 10-12 yıldır esarette daha uzun yaşadıkları vakidir.

Vaşak'ın koruması


Avrasya vaşağının türü dünyaca genelinde tehlike altında değildir, ama yöresel olarak birçok tükenmek üzere olduğu ülkeler vardır. Avrupa'da vaşak avı tamamen yasaklanmıştır ve Avrasya vaşağı türü birçok organizasyonlar tarafından korunmaktadır. Türün en büyük sorunu yasa dışı ve bilinçsiz avcılıktır. Yasa dışı avcılık yüzünden özellikle Balkanlar'da ve Türkiye'de sayıları dramatik şekilde azalmıştır. Örneğin sadece Arnavutluk'ta ve Makedonya'da bulunan Lynx lynx martinoi adlı alt türünden toplam 100 adet kaldığı bilinmektedir.

İber vaşağı (Lynx pardinus)

İber vaşağı (Lynx pardinus)

İber vaşağı (Lynx pardinus), Pardel vaşağı veya İspanyol vaşağı olarak da bilinir, kedigiller (Felidae) familyasından İspanya ve Portekiz'de yaşayan çok ender bir vaşak türü.

Özellikler

İber vaşakları görümüm olarak Avrasya vaşağına çok benzerler ama önemli ölçüde daha küçüktürler. 12 kg vücut ağırlıklarıyla bir Avrasya vaşağı ağırlığının üçte ikisinden biraz daha hafiftirler. Postları kuzeydeki akrabasından genelde daha belirgin ve güçlü şekilde lekelidir. Bunların dışında iber vaşağı, tüm tipik vaşak özelliklerine sahiptir. Kısa kuyruk, fırça tüylü kulaklar, kısa güçlü vücut ve uzun bacaklar.

Yaşam alanı

Başlangıçtaki dağılım tüm İspanya ve Portekiz üzerinde uzanıyordu. Bugün yaklaşık 100 birey, birbirinden az ayrılmış populasyon olarak İber Yarımadası üzerinde dağınık olarak yaşar. Yalnız iber vaşakları, Portekiz Algarve'de, kalanlar İspanya'da yaşar. Her iki büyük populasyon, Milli park Coto de Doñana ve Sierra de Andújar, Jaén'de yaşar.

Tercih edilen habitat ağaçları olan açık arazidir. İber vaşakları, Avrasya vaşaklarından çok daha az orman hayvanı olarak göze çarpar. İber vaşaklarının bugün genelde dağlarda yaşaması, habitat olarak yüksek konumları tercih etmelerine değil, güçlü kovuşturma ve zulüme dayanmaktadır.

Yaşam tarzı

İber vaşakları geceleri aktif yalnız dolaşan hayvanlardır. Başlıca avları, besinlerinin neredeyse % 95 ini oluşturan yaban tavşanlarıdır. İber vaşakları, tavşan mevcudiyetine bu kadar bağımlı olmasından, tavşanların populasyonlarındaki oynamalar, vaşakların mevcudiyetinde hak eden bir etkiye sahiptir. Yaygın tavşan salgını myxomatosis (tavşan vebası), vaşakların nüfuslarına dolaylı olarak tehdit eder.

Besinlerinin geri kalan % 5 i, kuşlar ve kemirgenlerden oluşur. Bunlar ancak sadece, eğer yaban tavşanı mevcut olmadığı zamanlarda yenir.

İnsan himayesi

Şu anda esaret altında 15 vaşak vardır. Mart 2005'de insani himaye ile iber vaşağı üretmek, dişi vaşak Sally ile başarılı olmuş, Milli Park Coto de Doñana'nın üretim istasyonunda 3 yavru vaşak dünyaya gelmiştir. Mart 2006'da Sally, 2 yavru dünyaya getirerek ikinci kez anne olur.

Kanada vaşağı (Lynx canadensis)

Kanada vaşağı (Lynx canadensis)

Kanada vaşağı (Lynx canadensis), kedigiller familyasının bir vaşak (Lynx) türü.

Özellikler

Bu vaşağın vücut uzunluğu 75 - 105 cm tutar ve 8 ile 13,5 kilogram arasında gelir. Omuz yüksekliği yaklaşık 60 cm'dir.

Dağılım

Kanada vaşağı Kanada'da , Alaska'nın güney kesimlerinde Kuzey Oregon, Kuzey Idaho, Kayalık Dağları Bölgesi'nde (Wyoming, Kuzey Colorado) yaşar.

Davranış ve avlanma

Vaşaklar doğası gereği yalnız dolaşır ve sadece geceleri avlanırlar. İyi gözleri ve iyi koku alma duyuları onlara, avlarının izini bulmalarında ve takip etmelerinde yardımcı olur. Vaşaklar hızlı koşucu olmasalar da lakin bunun için dayanıklıdırlar. Bazen avlarını kilometrelerce kovalarlar. Bunların dışında iyi birer yüzücü ve tırmanıcıdırlar.

Beslenme

Vaşaklar, küçük geyikler, porsuk, tavşangiller, tilki, sincap, balık ve kuşlar ile beslenirler. Sadece mecbur kaldıkları zamanlarda leş de yerler.

Evcil hayvanlara büyük zarar verebilirler. Bu sebebten bu kediler halen daha avlanmaktadırlar.

Üreme

Kanada vaşağının çiftleşme zamanı Mart başında başlar, Nisan başı ve ortasına kadar devam eder. 63 günlük bir gebeliğin ardından ortalama olarak iki ile dört kadar yavru dünyaya gelir. Hatta ender olarak altı kadar yavrunun doğduğu olur. Yavrular doğduğunda kör ama bol kıllıdırlar. Gözleri 10 gün sonra açılır ve yavrular yaklaşık 2 ay sonra kovuğu terk ederler. Genellikle anneleriyle avlanmaya giderler.

Yelkovankuşu (Puffinus)

 Yelkovankuşu (Puffinus)

Yelkovankuşu (Puffinus), Fırtına kuşları Procellariiformes takımından martı iriliğinde bir okyanus kuşu.Bir çok türü vardır. Hepside iyi yüzücü ve çoğu dalıcıdır.

Yelkovankuşu, Orhan Veli Kanık'ın "Gün Olur" şiirinde aşağıdaki dizelerde geçer:

"Gün olur, alır başımı giderim,
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda
Şu ada senin, bu ada benim,
Yelkovan kuşlarının peşi sıra."



Özellikler

Boyları 30-63 cm uzunluğundadır. Perde ayaklı göçmen kuşlardır. Sivri ve uzun kanatlarıyla uzun mesâfeler kat ederler. Çoğunun sırtları gri, siyah, kahverengi ve karın altları beyazdır. Tamamen siyah olan türler de vardır. Tüyleri sık ve su geçirmez özelliktedir. Uzun ve ucu çengelli gagaları boynuzsu plaklarla örtülüdür. 15 yıl kadar yaşarlar. Burun delikleri tüp şeklinde ayrık iki boru hâlinde dışarı açılır.

Beslenme

Yelkovankuşları uçarken su yüzeyine yakın uçar ve yüzeyde bulabildikleri küçük balıklar, deniz kabukluları, yengeç, salyangoz ve atıklarla beslenirler.

Davranış


Yalnız üreme dönemleri karaya çıkarlar. Kuluçka zamanı haricinde okyanuslarda yaşarlar. Fırtına kuşları gibi midelerinden yağlı ağır kokulu bir madde salgılarlar. Bazıları bunu yavrularını beslemede, bir kısmı ise düşmanlarına karşı kendilerini korumada kullanırlar. Tehlike anında bu sıvıyı burun deliklerinden dışarı fışkırtırlar. Çok uzaklara göç eden mükemmel uçuculardır. Koloniler halinde açık adalarda ürerler. Kullanılmayan tavşan yuvalarını veya kendi açtıkları çukurları yuva olarak kullanırlar. Tek ve beyaz bir yumurta yumurtlarlar. Özellikle Avustralya adalarında büyük koloniler meydana getirirler. Tekeşlidirler. Erkek ve dişi sırayla kuluçkaya yatarlar. 50 gün içinde yumurta açılır. Yavru 12-14 hafta anne ve baba tarafından yuvada beslenir. Sonra yalnızlığa terk edilir. Yürüyemeyecek kadar irileşen yavru bir hafta zarfında zayıflayarak yuvadan ayrılır. Anne ve babasının uçtuğu yöne doğru uçmaya başlar. 3-4 yıl sonra içgüdüsü ile doğduğu yere döner. Yelkovan kuşlarının yön bulma kabiliyetleri güçlüdür. Uçsuz bucaksız okyanuslar üzerinden uçarak yuvalarını şaşırmadan bulurlar.

Yayılış

Yelkovankuşu, Akdeniz ülkelerinde ve Türkiye'de de bulunur. Örneğin İstanbul Boğazı'nda suyun az üzerinde sürüler halinde Karadeniz'den Marmara'ya veya Marmara'dan Karadeniz'e hızla uçarlar. Türkiye'de bulunan türü sarıgagalı yelkovandır (Puffinus kuhlii).

Deney için alınan iki yelkovankuşundan biri Venedik'te (İtalya'da), diğeri Boston'da (ABD'de) serbest bırakıldı. İlki, 1300 km'lik yolu iki haftada aşarak yuvasına ulaştı. İkincisi ise 500 km'yi 12,5 günde alarak yuvasını buldu. Yelkovankuşları göçmen kuşlarıdır. Kuluçka zamanı haricinde daima denizde yaşarlar.

Timsah (Crocodilia)

Timsah (Crocodilia)

Timsahlar (Crocodilia), sıcak bölgelerde bataklıklar ve su kenarlarında yaşayan vücudu kemiksi pullarla örtülü sürüngenleri içeren bir takım. Bu takımın familyaları Alligatoridae (Aligatorgiller), Crocodylidae (Timsahgiller) ve Gavialidae (Gavyaller)'dir.

Fizyoloji ve biyoloji

Timsah, sıcak bölgelerdeki akarsularda yaşayan, Timsahgiller takımından iri yapılı, kalın ve kabuksu derili sürüngen türlerinin genel adıdır. Uzaktan bakıldığında kertenkeleye benzerler. Vücutlarının üzeri, sert kemiksi plakalarla örtülüdür. Ön ayaklarında beşer, arka ayaklarında dörder parmak bulunur. Parmak araları tamamen veya kısmen perdelidir. Uzun, yandan basık kuyrukları suda kürek vazifesi görür. Güçlü dişlerle bezenmiş, çok kuvvetli çeneleri vardır. Yalnız üst çene açılır. Etli dil, alt damağa yapışıktır. Gözleri, burunları ve kulakları başlarının üst kısmında bulunur. Suda yüzerken rahatça etraflarını görür, işitir ve solunum yaparlar. Karada vücutlarını zor taşımalarına rağmen, suda çok iyi yüzerler. Gündüzleri dinlenir, çoğunlukla gece avlanırlar. Gözbebekleri dikey olduğundan gece de iyi görürler. Timsahlar renk körüdür.


Avlanma ve beslenme

Balık, kuş ve suya gelen memelilerle beslenirler. İnsanlara da saldıranları vardır. Avlarını güçlü çeneleri arasına sıkıştırıp suya çekerek boğarlar. Dişlerini avlarını parçalamada kullanırlar. Çiğnemeden parçalar halinde yutarlar. Sindirim için çakıl ve taş da yutarlar. Sonra dişlerinin arasındaki artıkları dışarı çıkarırlar. Taze etin sindirimi zor olduğu için bazı türler avlarını gömerek çürümelerini bekler.

Gözleri üç perdelidir. Suya daldıkları zaman burun ve kulak delikleri birer kapakla örtülür. Ağız gerisinde bulunan bir kıvrımı damaklarına yapıştırarak soluk ve yemek borularını birbirinden ayırabildiklerinden su altında bile ısırıp yiyebilirler. Konik yapılı dişler aşındıkça yenileri sürer.

Yürekleri dört gözlüdür. Aort kökleri Panizza kanalı vasıtasıyla birleştiklerinden vücutlarında kirli kan dolaşır. Diğer sürüngenler gibi soğukkanlı hayvanlardır. Vücut ısıları çevre ısısına göre değişir.

Üreme

Yumurtayla çoğalırlar. Çiftleşmeden sonra dişi, kıyıdaki bir kumlukta açtığı çukur içine kaz yumurtası iriliğinde 50 kadar yumurta yumurtlar. Yumurtaların üzerini kumla örterek yakınlarında nöbet bekler. Bazan bu süre üç ayı bulur. Dişi bu sürede hiçbir şey yemediğinden kilo kaybeder. Zaman zaman erkek de dişinin yakınına gelir. Ama dişisini beslemeyi akıl edemez. Yavrular, yumurta kabuğunu kırmaya hazır olunca 20 metre kadar uzaklıktan duyulan sesler çıkararak annelerini yardıma çağırırlar. Dişi, kumları açarak yumurtalardan yavruların çıkmasına yardım eder. İnce derili yavrular büyük bir titizlikle tek tek annenin ağzında su kıyısına taşınır. Bakıma muhtaç yavrular altı ile sekiz haftalık bir süre içinde anne ve baba tarafından dış tehlikelerden büyük bir dikkatle korunur. Yırtıcı kuşlar ve vahşi memeliler timsah yavrularına düşkündür. Yavrular kendilerine bakacak duruma gelince anne ve babalarından uzaklaşarak kendilerine av sahaları ararlar. Büyük timsahlardan uzak olmak zorundadırlar. Hatta bazan sonraki karşılaşmalarda anne ve babalar yavrularını tanıyamamakta, onlara av gözüyle bakmaktadır. Yavrular, balık yumurtaları, salyangoz ve su böcekleriyle beslenirler.

Coğrafi dağılım

Timsahlara çoğunlukla Amerika, Afrika, Madagaskar, Güney ve Doğu Asya ile Orta Avustralya'da rastlanmaktadır. Tuzlu sularda yaşayanları da vardır. Nil timsahının anayurdu Nil Nehri olduğundan bu adla anılır. Eski Mısırlılar bunlardan korkar ve mukaddes sayarlardı. Bugün Nil kıyılarında bu timsahlar kalmamıştır. Madagaskar'da mevcuttur. Uzunluğu 7 metreye ulaşabilir. Bu timsahlar 1500 kg ye kadar ulaşabilirler. Bunların eskiden yaşamış onlarından bir tanesinin fosilinin boyu 15 metre civarında tahminen de 4000 kg kadardı.

Yaşam


Timsahlar insanlara da saldırabilir. Amerikan timsahının (Crocodylus acutus) boyu 50 cm - 3.8 m arasında değişir. 4 metre olanları da vurulmuştur. Ağırlık olarak da 2000 kg a kadar ulaşabilirler. Denizde de yaşayabilir ve insan için tehlikelidir. Hindistan ve Sri Lanka'da yaygın olan Hint timsahı tatlı suda yaşar. Uzunluğu 5 metre kadar olabilir. Çoğunlukla balıkla beslenir. İnsana nadir saldırır. ABD'nin güneydoğusundaki bataklık, göl ve ırmaklarda yaşayan Amerika aligatorunun (Alligator misisipiensis) derileri ayakkabı ve valiz yapımında değerli sayılır. En çok Florida bataklıklarında yaşar. Üreme dönemlerinde avlanmaları yasaklanmıştır. Boyları 3-4 metreye ulaşabilir. Timsahlar yok edilmediği takdirde uzun süre yaşayabilmektedir. Hayvanat bahçelerinde 80 yaşını aşanlar vardır. Bazı kuşlar timsahların açık ağızlarının arasına çekinmeden girerek artık etleri ve damağa yapışmış sülükleri yerler. Timsahlarla bu kuşlar arasında adeta ortak bir yaşama göze çarpar. Tehlike anında timsahları çığlıklarıyla uyarırlar.

Turna (Grus grus)

Turna (Grus grus)

Boy : 96-119 cm.

İnsanlar tarafından bilinen ve sevilen büyük bir göçmen kuştur. Boynu ve bacakları uzundur. Kuyruğunun üzerinden sarkan uzun süs tüyleri vardır. Gövdesi gri, boynunun ön kısmı, alnı ve kanat telekleri siyahtır. Gözünün gerisinden başlayıp ensesine kadar uzanan beyaz bant ve başının üzerinde yer alan kırmızı leke kolayca göze çarpar. V şeklinde ya da düz sürüler oluşturarak göç eder.

Yaşam Alanı

Geniş bataklıklar, sulak çayırlar, yaylalar ve tundrada yuva yapar. Kışın sulak alanlarda, tarlalarda ve kurak arazilerde bulunabilir.

Ses

Uçarken "kruu-kruuu" benzeri sesle öter.


Tehdit

Sulak alanların kurutulması nedeniyle Türkiye'deki üreme alanları azalmıştır.

Türkiye'de Dağılım

Kuzey, Orta ve Doğu Anadolu'da uygun habitatlarda, düşük sayılarda üremektedir. Türkiye, turnaların göç etmesi ve kışlaması açısından önemli bir konumdadır.

Dünyada Yayılışı


Avrupa ve Asya'nın kuzey parçalarında sulak arazilerde üreme görülürler. Kışı geçirmek için uzun mesafe göçmendirler. Afrika'da (güneyde Fas ve Etiyopya'ya), güney Avrupa ve güney Asya'da (güneyde Kuzey Pakistan ve doğu Çin'e) kışlarlar. Göç eden sürüler, "V" biçiminde uçarlar.

Telliturna (Anthropoides virgo)



Telliturna (Anthropoides virgo)

Boy : 85-100 cm.


Turnadan daha küçük ve zariftir. Adını gözünün gerisinden çıkan beyaz süs tüylerinden alır. Turna'ya oranla daha kısa boynu ve bacakları vardır. Gövdesi gri renktedir ve kanat telekleri siyahtır. Başı ve boynunun ön kısmında yer alan siyah renkteki tüyler, bir sakal gibi göğsünden ağaşı doğru sarkar.Kanadından çıkan süs tüyleri uzun ve düzdür.

Yaşam Alanı

Nehirlerin çevresindeki sulak alanlarda, taşkın ovalarında ve nehir adacıklarında ürer.

Ses

Genel olarak Turna'yı anımsatır "gruu,gruu".

Tehdit

Türkiye'deki üreme alanları olan taşkın ovaları ve nehir adaları, baraj altında kalma tehlikesi altındadır. Üreme alanlarında rahatsız edilmeleri de diğer bir tehdit unsurudur.


Türkiye'de Dağılım

Ülkemizde yalnızca Murat Nehri'nin taşkın ovalarında üremektedir. Ayrıca Orta Anadolu ve Kıbrıs türün göç ederken üzerinden geçtiği önemli göç rotasıdır.

Kültürlerde Turna için söylenen efsaneler


Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu (Origami)

Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu ABD'li yazar Eleanor Coerr tarafından 1977 yılında yazılmıştır.


Konusu Japonya'da 1943'ten 1955'e kadar yaşamış olan küçük bir kızın gerçek hayat hikâyesine dayanıyor.

II. Dünya Savaşı'nı sona erdirmek amacıyla, Amerika Birleşik Devletleri'nin Hava Kuvvetleri tarafından Hiroşima'ya atom bombası atıldığında küçük kız bu şehirde yaşıyordu. Atom bombasının yaydığı radyasyon sonucu Sadako Sasaki 10 yıl sonra öldü. Sadako'nun gösterdiği cesaret, onu Japon çocuklarının gözünde kahraman yaptı. Bu Sadakonun hikayesi'ydi.

1954 yılının bir ağustos sabahı Sadako giyinir giyinmez dışarı koştu. Japonya'nın sabah güneşi koyu renk saçında ışıltılar saçıyordu. Gökyüzü masmaviydi, buluttan eser yoktu. Bu aslında iyi işaretti.

Sadako her zaman bir şansın doğacağını umut ederdi. Evine döndüğünde kız kardeşiyle iki erkek kardeşini hala mışıl mışıl uyurken buldu. Sadako bir çok iyi şans işaretleri daha bulmuştu ancak bu iyi şanş işaretleri kötüye gitmişti.

Sadako o felaket gününden sonra hastalandığını öğrendi.

'Kâğıttan Bin Turna Kuşu' efsanesi der ki: Bir insan hastalandığında, kâğıttan 1000 adet turna kuşu yaparsa, bunu gören tanrılar bu kişiyi sağlığına kavuşturacaktır.

Bunu bilen Sadako, hastalığını cesaretle karşılayıp, kâğıt turnaları katlamaya başlar ve konuşur turnalarıyla: "Kanatlarınıza 'huzur' yazacağım. Böylece tüm dünyada uçabileceksiniz."

Ne yazık ki, bu küçük Japon kızının yaşamı 1000 turnayı katlamaya yetmeyecek ve 25 Ekim 1955 günü 644 turnayı katlarken hayata gözlerini yumacaktır. Yine de arkadaşları, eksik kalan 356 turnayı katlayıp onunla birlikte gömerler.

Turna kuşu, o zamandan beri barışın ve nükleer silahsızlanmanın simgesidir.

Postacılar Sadako öldükten sonra, aylar boyunca, diğer çocukların yapıp yolladığı kâğıttan turna kuşu taşırlar hastaneye, bu turna kuşlarının sayısı şimdi milyonlara ulaşmıştır. Ve Japonya'da bir müzede sergileniyor.

Sadako Sasaki anısına Hiroşima'da bir anıt yapılmıştır ve ABD'de Seattle Barış Parkı'nda bir heykeli bulunmaktadır.




Türk kültüründe bilindiği üzere,turnalar şans,refah ve umut kuşlarıdır.efsanelere göre hep hayat kurtaran,yardım eden,umut dağıtan kuşlardır.Halk inanışına binaen;tek eşli ve gururları için yaşayan hayvanlardır.Eşlerini kaybettikleri vakit bir daha topluluklara karışmazlar.Avcı tarafından eşi vurulursa, geride kalan eş intihar eder.
Bu sebeple turna kuşunun varlığına çok hürmet gösterilir.


Çin kültüründe turna, bir büyücünün veya güzel bir kadının varlığı olduğuna inanılan olağanüstü bir varlıktır.Pek çok hikaye,efsane vardır bu kuşla ilgili.Efsaneye göre bir pirinç tarlasında çok güzel genç bir kadın gören genç bir adam, o anda kadına kapılır ve onunla orada yaşamaya başlar.ev halkı tarafından merakla beklenen ve geri dönmeyen bu genç adam bir gün kardeşleri tarafından kadınla beraber bulunur.küçük kardeşin kadına saldırması sonucu kadın bir turnaya dönüşür ve kaybolur.burada turna aşkın ve arzunun sembolüdür.