“Hayvanlar olmadan insanlar nedir ki? Eğer bütün hayvanlar kaybolup giderse insanoğlu büyük bir ruh yalnızlığı içinde ölecektir. Hayvanlara ne olduysa insanlara da aynısı olur. Her şey birbirine bağlıdır. Yerkürenin başına gelen, yerkürenin çocuklarının da başına gelecektir…”

Mohawk Kabilesi

Pars (Leopar) Foku (Hydrurga leptonyx)


Pars (Leopar) Foku (Hydrurga leptonyx)

Bunları biliyor muydunuz? 

Tüm foklar gibi, leopar foklarının da beslenmeleri büyük ölçüde sualtında avlanmaya dayanıyor. Ancak bir fok, avını yakalamak için uzun süre yüzdüğünde, oksijensiz kalıyor. Balıkların tersine fokların solungaçları yok ve sudan oksijen alamıyorlar. Sualtında solunum yapamıyorlar ama kan ve kaslarında oksijen depolayabiliyorlar. Vücut ağırlığıyla karşılaştırıldığında, foklar insanlara oranla üç kat fazla oksijen taşıyabiliyor. Bunun sonucu olarak da leopar fokları neredeyse on dakika nefes almadan durabiliyor. Diğer fok türlerinin ise sualtında bir saatten fazla kalabildiği saptandı. -Sarah Kliff Pars foku (Hydrurga leptonyx)

Pars foku (Hydrurga leptonyx), fokgiller (Phocidae) familyasından Güney Kutbu sularında yayılmış bir fok türü. İsmini lekeli derisi ve tüm foklar içinde en yırtıcısı olmasından alır. Penguenler ve genç foklar gibi sıcak kanlı diğer omurgalılar ile beslenmeyi tercih ederler.

Özellikleri

Pars fokları son derece hidrodinamik bir vücuda sahiptirler. Bu, onların su içinde fevkalade hızlara ulaşmalarına olanak verir. Kafası o kadar yassıdır ki nerdeyse sürüngen şeklinde bir etki bırakır. Ön yüzgeçler uzun olduğundan, pars foku bu ön yüzgeçlerin aynı anda güçlü çırpılmasıyla suyun içinde haraket eder. Bir erkek pars foku 3 m uzunluğunda iken, dişiler hemen hemen 4 m gelebilirler. Ağırlık erkeklerde 270 kg, bir dişide ise nerdeyse 400 kg gelir. Renk üst kısımda koyu gri, alt kısımda ise gümüş beyaz olup, başında ve yanlarında gri lekeler vardır.

Yaşam alanı


Pars foku Antarktika denizlerinde bulunan bir hayvandır. Antarktika Kıtası'nın civarında parça buzların kenarında haraket eder. Genç hayvanlar sıklıkla Subantarktika adalarında karaya gider ve buralarda onlara tüm yıl boyunca rastlanır. Ender olarak, dolaşan ya da şaşırmış olan hayvanlar Yeni Zelanda, Avustralya ya da Ateş Toprakları'na ulaşırlar.


Beslenme

Katil balinanın yanında pars foku, güney kutup dairesinin baskın yırtıcı hayvanıdır. Yengeç yiyen fok (Lobodon carcinophagus), vedel foku (Leptonychotes weddellii), deniz aslanları (Otariidae) ve penguenleri takip ederler. Diğerleri genelde penguenleri avlarken, pars foklarının çoğu, fok avcılığında uzmanlaşmıştır. Avlanan hayvanlar mümkün olduğunca suyun içinde yakalanır ve öldürülürler. Eğer hayvanlar buz parçasının üstüne kaçarsa, pars foku onları orada yine de takip eder. En başta yengeç yiyen foklar, sıklıkla pars fokları saldırılarının yaralarını taşırlar.

Takdire şayan şekilde pars fok, büyük omurgalılarla aynı oranda krill, planktonların küçük kabuklu türleriyle de beslenir. Buna karşın balıklar besinlerinde çok küçük bir rol oynar.

Pars fokunun ortalama besinleri, % 45 krill, % 35 foklar, % 10 penguenler ve % 10 diğer hayvanlardan (balıklar ve kafadan bacaklılar) oluşur.


Üreme

Pars foklar y
alnız dolaşan hayvanlar olup, yalnızca genç hayvanlar bazen küçük gruplarda biraraya gelirler. Çiftleşme Kasım ve Şubat arasında suyun içinde meydana gelir. Bundan başka erkekler ve dişiler temas kurmazlar. Tek bir yavru buz parçasının üstünde dünyaya getirilir. Yavru, dört hafta emzirilir. Üç ile dört yaşında pars fok cinsel erişkinliğe ulaşmış olur. Türün ortalama yaşam süresi 26 yıldır.
Diğer

Yengeç yiyen fok ve vedel fokundan sonra pars foku, Antarktika’nın en sık rastlanan fokudur. 400.000 bireyin güney kutup denizlerinde yaşadığı tahmin edilir. Günümüzde tür tehdit altında değildir. 22 Temmuz 2003 tarihinde İngiliz bilim insanı Kirsty Brown araştırma istasyonu Rothera yakınlarındaki dalışta bir pars fokun saldırısına uğramış ve öldürülmüştür. Bu, geçmişte sıkça insanlara saldırı olmasına rağmen bilinen tek ölümcül vak'adır. Foklar teknelere saldırarak, bir uzuv yakalamak için direk sudan sıçrarlar. Araştırma istasyonun çalışanlarını bu durumla karşılaşmışlardır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder